Time editörlerinin yılın kişisi olarak ‘Protestocu’yu seçmesi boşuna değildi. 2011, dünyanın pek çok yerinde milyonlarca insanın çeşitli sebepler yüzünden direnişe geçtiği, eylem yaptığı bir yıl oldu.
“Devrimden başka devrim yoktur.”
Che Guevara
Mısır’da Arap Baharı’ndan New York’ta Wall Street’i İşgal Et’e, Beyoğlu’nda Emek Sineması Yıkılmasın’dan ‘Kadına Şiddete Hayır’ gösterilerine kadar belki de buraya sığdıramayacağımız bir sürü protesto gösterisi, yıla damga vuran ilginç ve bir o kadar da acı fotoğrafların çıkmasına neden oldu. Dünyadaki birçok insan, bir şeyleri değiştirebilmek uğruna meydanlara akın etti. Çocuklar dayak yedi, kadınlar yerlerde sürüklendi, erkekler vuruldu.
2011, büyük direnişlere ve ölümlere sahne oldu. Dünya tarihinin kanlı sayfalarına imzalar atıldı. Şili’de Che’nin, Castro’nun gençleri, Camila önderliğinde devrim yaparken Mısır’da bir kadın, askerler tarafından ölesiyle dövüldü. Türkiye’de yüzlerce kadın öldürüldü, bazılarından haberimiz olmadı. İlk defa Şişli’de erkekler, ‘kadın cinayetleri’ne son vermek için yürüyüş yaptı, PETA’nın çıplak protestocuları Barcelona’da içi sebze solu dev tabaklara yattı. FEMEN üyeleri, ‘Çok Yaşa Belarus’ eylemleriyle seçimleri kınadı ancak polisin coplarından kurtulamadı.
Örgütlenme ve eylemler, bu yılın kimliğini ortaya koydu: DİRENİŞ!










evet kötü bi yıldı :(