Geçmişe ışınlanma zamanı! 60′ların mini etekli kızları, kadınları, güzel bacakları, arsız endamlarıyla dünya sokaklarını arşınlıyor. 2000′leri de etkisi altına alan mini etek salgınının başladığı yıllara gidiyoruz.
Aslında değişmeyen bir şey varsa o da modanın ta kendisi! Kendini yeniliyor, evrimleşiyor ama yine de dönüp dolaşıp yine aynı yollara, yıllara geliyor.
Kimi zaman 40′lardan esinleniyor, kimi zaman 60′lara el sallayıp 80′lerin vatkalarına konuyor.
Biz, 60′ların peşinden gidiyoruz, mini mini etekli kızların siyah beyaz fotoğraflarına çapkın bir bakış atıp delikanlı kalplerinde küt küt atıyoruz.

Moda ikonu, tasarımcı İngiliz Mary Quant, Buckingham Sarayı’na kraliçenin elinden OBE (Officer of the Order of the British Empire) ödülünü almaya gittiğinde üzerinde mini etek vardı. Mini etek ilk defa o zaman lanse edildi. 60’lı yıllar için oldukça radikal bir seçim olan mini etek, transparan giysilere de davetiye çıkardı.

Maksi ve mini boy, 60′lı yılların modasını etkileyen başlıca konseptti. Maksi pantolonlar da mini eteklerle kombin edilir oldu. Dönem adeta mini etekle özdeşleşti. 60′ların kadınları, moda tarihi içinde ’minili kadınlar’ sıfatını kazandı.

60′lı yılların sonlarında başlayan ve 70′leri de etkileyen mini etek, kadınların iş hayatına atılmasıyla da ön plana çıktı. Kadın giyiminde dişiliğin başlıca sembolü oldu. Türk Sineması ya da Yeşilçam da mini etekten nasibini 70′li yılların başında aldı. Filmlerde kendilerinden geçercesine dans eden küt saçlı kızların tombul bacakları, mini eteklerin varlığıyla yüzünü gösterdi.


















